Site Loader

Akış, binlerce yıldır başka biçimlerde, özellikle Doğulu dinlerde var olmasına rağmen Mihaly Csikzentmihalyi tarafından isimlendirilen bir kavramdır. Birçok alanda genellikle alanın içinde olmak (being in the zone) olarak söz edilmektedir. Akış halindeyken beynin yanal alın korteksi baskılanır. Bu durumda zihinde farklı verileri birleştirip bunlar arasında yeni bağlar kurma şansı yakalar.  Mihaly Csikzentmihalyi, mutluluğu insanların akışta olma hali olarak tanımlar. Herkes akış deneyimini farklı biçimlerde yaşayabilir. Hepsinin ortak noktası kişinin zevk aldığı aktiviteler olmasıdır.

Akış deneyimi esnasında bireyler aslında tam olarak kendilerinin dışına çıkarak benlik ve bilinç kaybı yaşarlar, zaman algılarını kaybederler günler saat, saatler dakika olur. Günümüzde bireylerin bir konu üzerine çalışma gerçekleştirirken, herhangi bir spor yaparken, bir eylemde bulunurken veya bir duruma dikkatlerini yönlendirdiğinde yaşadıkları durumdur. Öncelikle akış deneyiminin gerçekleşebilmesi için bireyin meydana getirdiği eyleme karşı bir içsel motivasyona sahip olması ve hedefin net olması gerekmektedir.  İçsel motivasyon bireylerin meydana getirdikleri eylemin sonucunda elde edecekleri ödül veya cezaya yönelik değil kişilerin o eylemi meydana getirmekten hoşlanmaları olarak tanımlanabilir. Örneğin bir yazar bir metni ortaya çıkarırken onun sonucunda elde edeceği ücreti düşünmez aksine o yazıyı yazmak, insanların hoşuna gidecek metinler sunmak onu mutlu eden şey olacaktır. Akış deneyimi için ikinci bir faktör ise yüksek konsantrasyon ve son derece güçlü bir şekilde eyleme dikkatle odaklanmaktır. Burada kişinin meydana getirdiği eylemi önemsemesi ve yapmak için yapmaması gerekmektedir. Zaten bir kişinin önemsemeden ve sadece yapmak için yaptığı eylemlerden fayda görmesini beklemek çok desteklenen bir durum değildir. Ayrıca akış deneyiminin oluşabilmesi için yapılan eylemin zorluk derecesi de önemli bir faktördür. Bireyin meydana getirdiği eylem birey için zorlayıcı değilse yahut normalden daha fazla zorlayıcı ise bireyin akış deneyimini yaşaması öngörülmemektedir. Çünkü kişinin uğraştığı bir iş kişi için basitse yüksek konsantrasyon ve dikkat gerektirmez veya meydana getirilen iş aşırı zorlayıcı ise bu durumda da muhtemelen kişinin o işe karşı motivasyon ve isteğinde azalma oluşturacaktır. Akış deneyiminde yazımızın en başında benlik kaybından bahsetmiştim. Benlik kaybı, bireyin meydana getirdiği eylemde aslında kendisini hissetmemesi, bilinç kaybı yaşaması ve yaptığı eylemi düşünmeden yani otomatik bir şekilde meydana getirmesini sağlamaktadır.  Bireylerin düşünmeden otomatik bir şekilde meydana getirdikleri eylemler hakkında o işin aslında istenilen sonuca ulaşılamayacağı veya çokta doğru adımların ortaya çıkmayacağı düşüncesine kapılmamıza yol açabilir. Bunu bir örnek üzerinden açıklamak isterim, bir balerin dans ettiği esnada yapacağı hareketi düşünmez. Yaptığı hareketleri otomatik olarak elleri ve bacakları gerçekleştirir, eğer düşünürse bir adım sağ iki adım öne gideceğim gibi o zaman hareketlerinde yavaşlama meydana gelir ve buna ek olarak aslında danstan, konsantrasyonu yapacağı hareketlere kayar ve muhtemelen gerçekleştirmek istediği koreografide bir karışıklık meydana gelir. Kısacası balerin aslında performansını sergilediği sırada dans olur dememiz abartı sayılmaz. Akış deneyiminde çok fazla öneme sahip olan kavramları açıklamaya çalıştım ama bir akış deneyiminin meydana gelebilmesi için yalnız başına bu kavramlar yeterli değildir. Aslında akış deneyiminin oluşabilmesi için gerekli olan durumlar genel olarak şunlardır:

1) İşi yapmış olmaktan duyulan içsel keyif

2) Zorluk- beceri dengesi

3) Eylemlerin otomatikliği

4) Hedefin netliği

5) Geribildirim

6) İş konsantrasyonu

7) Kontrol hissi

8) Öz bilinç kaybı

9) Zaman dönüşümü

Akışı deneyimlemek zor bir durumdur. Bir eylememizde akışın meydana gelebilmesi için o işte yeterince deneyime sahip olmamız gerekmektedir. Bununla beraber yaptığımız işe ilgi duymamız ve ona karşı bir sempati geliştirmeliyiz. Ayrıca sadece bir işe odaklanmalıyız ve o işte hedefimizin yeterince açık olması gibi şartların yerine gelmesi gerekmektedir. Eğer bu şartları yerine getirebilirsek ve akışı deneyimlemeye başlarsak beynimizin birçok bölgesi aktif hale gelir ve bir takım kimyasal değişiklikler meydana gelir. Beyinde ki bu değişimlerde bizi başarıya götürecek olan anahtar değişikliklerdir desek pekte yanılmış sayılmayız.

Akış deneyimini çok güzel bir şekilde betimlemiş olan bu metini de sizlerle paylaşmak isterim:

“Takımda (Boston Celtics) oynadığım dönemlerde bazen maçlar o kadar alevleniyordu ki maç artık fiziksel ve hatta zihinsel bir oyun olmaktan ziyade adeta ‘büyülü’ bir hal alıyordu. Hissettiğim şeyleri kelimelere dökmek zor ve ben bu hislere dair, oynadığım dönemlerde kesinlikle hiç konuşmadım. Dediğim şey gerçekleştiği zaman, maç tamamen yeni bir düzeye taşınırdı. Her türlü garip şeyin gerçekleştirilebildiği bir düzey… Sanki ağır çekimde oynuyormuş gibi olurduk. O büyülü anlarda adeta bir sonraki oyunun nasıl gelişeceğini ve bir sonraki şutun nereden atılacağını hissederdim. Diğer takım daha topu çizgi içine sokmadan önce, takım arkadaşlarıma ‘Dikkat edin, işte geliyor!’ diye bağırmak istediğimi açık bir biçimde hatırlıyorum – elbette ki böyle bir şey yapsam her şeyi değiştireceğimi de biliyordum. Öngörülerimin hepsi devamlı doğru çıkarken sadece kendi takımımdaki arkadaşları değil, rakip takım oyuncularını da kalben bilebildiğimi ve onların da beni bildiğini hissederdim. Kariyerimde beni heyecanlandıran yahut sevindiren çok şey oldu fakat bu bahsettiğim anlar, sırtımda bir ürperti dalgasının dolaştığını hissettiğim anlardı…”

(NBA’in efsanevi basketbol oyuncusu Bill Russell’in “Second Wind” adlı biyografisinde geçen bu metin Doç. Dr. Sinan Canan’ın Değişen Beynim adlı kitabından esinlenilmiştir.)

Alaaddin İçme

Referanslar:

1) Canan, (2015). Değişen Beynim. İstanbul. Tuti Kitap

2) Çelik, T . (2020). Semantik Bir Fiil Kategorisi Olarak Akış Fiilleri . Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi , 4 (4) , 699-712 . DOI: 10.34083/akaded.814502

3) Yaşin, T. (2016). Kişilik özellikleri ve psikolojik sermayenin psikolojik iyi oluş, akış deneyimi, iş tatmini ve çalışan performansına etkisi.

4) Munusturlar, S., Kurnaz, B., Yavuz, G., Özcan, Ö., & Karaş, B. (2017). Boş Zaman Davranışını Açıklamaya Işık Tutan Kuramsal Yaklaşımlar. Ulusal Spor Bilimleri Dergisi, 1(1), 1-19.

Post Author: gipder

Bir Cevap Yazın