Site Loader

Bu yazımızda ebeveynleri fazlasıyla ilgilendiren anne-babanın “hayır” diyebilme uyumundan bahsedeceğim. Anne-baba’nınolumlu ve destekleyici tutumları çocuğun gelişimine katkı sağlarken, olumsuz ve kısıtlayıcı tutumları bazı ruhsal problemlerin ortaya çıkmasına neden olur. (Seven, 2008, s.99). Anne – baba’nın tutarsız davranışlar sergilemesi çocuğun kişilik gelişimini olumsuz yönde etkiler. Ebeveynler arasındaki anlaşmazlıkların çocuklar ile ilgili alınan kararlara yansıması, anne-babanın bugün koymuş olduğu kuralları yarın yok sayması, söylenenler ile yapılanların birbirini tutmaması “tutarsızlıklar” konusunda verebileceğimiz örneklerden sadece bir kaç tanesidir. Hayatta yaşanılan durumlar karşısında anne-baba farklı mesajlar verirse çocuk neyin doğru, neyin yanlışolduğunu kavrayamaz. Çocuk verilen bu mesajlardan kendine uygun olanı seçer ve bu durum çocuğa ebeveynleriniyönlendirme imkanı verir. Annenin “hayır”, baba’nın “evet” dediği bir ailenin çocuğunda kontrol duygusunun gelişmesinibekleyemeyiz. Kontrol duygusu gelişmeyen çocuk; iyi-kötü, doğru-yanlış kavramlarını tam anlamıyla oturtamaz ve gelecekhayatında “kararsız” bir birey olarak nitelendirilir. Ebeveynlerin bu uyumsuzlukları çocuğun beyninin yanlışşekillenmesine neden olur. Aile ortamındaki “hayır” diyebilme uyumsuzluğu bir eğitim ve tutum hatasıdır. Bu hatanın daha sonra çocuğun ilerideki yaşamını olumsuz etkilediğigözlemlenmektedir. Okul hayatında, sosyal yaşantısında, arkadaşlık ilişkilerinde ve sosyalleşme süreçlerinde birçok ikilikler yaşamaktadırlar. Ebeveynlerdeki “hayır” diyebilme uyumsuzluğu çocukta kafa karışıklığına sebep olmakta ve çocuk kendi içerisinde bir çatışma yaşamaktadır. Anne-babanın kararlaştırıp “hayır” dediği bir olay karşısında çocuğuidare etmek konusunda zorlanan baba, anne yokken durumukurtarmak adına çocuğa “evet” der ise çocuk babanın kurallarkonusunda esnek olduğunu anlayacaktır ve her durumdakurallar konusunda esnek olan babayı zorlamaya, istediğini elde etmeye çalışacaktır. Ebeveynler yaşanılan bir olay karşısında veya çocuğun bir davranışı üzerine ortak bir karar alıp, aynı tavrı takınmalıdır. Çocuğun yanında anneden veya babadan herhangi biri, karşı tarafın vermiş olduğu kararamüdahale etmemelidir. Çocuğunuzla verimli bir iletişimkurmak veya ona karşı doğru bir tutum sergilemek istiyorsanızdavranışlarınızı ve sözlerinizi tutarlı, istikrarlı ve olumlu devam ettirin. Ebeveynler çocuğa karşı ağız birliği yapmalı ve böylelikle aldığı kararların arkasında duran, kendine güvenenbir birey yetiştirmiş olacaklardır. Eğer çocuk anne ve babanınarasındaki tutarsızlığa tanık olursa gelecekte kendi doğrularınıoluşturmak konusunda fazlasıyla zorlanacaktır. Çocukların yaşına ve potansiyeline uygun sınırlar çizmeli ve çizdiğimizsınırlar karşısında kararlı olmalıyız. Eğer anne “hayır” derken, baba “evet” der ise çocuk sınırlarını bilemez. Örneğin bir evdeanne, “yemekten önce eller yıkanır” mesajı verirken baba elini yıkamadan sofraya oturuyorsa, çocuk bu durumdan olumsuz etkilenir. El yıkama konusunda esnek davranılan çocuk, anne-babanın çizmiş olduğu sınırları ihlal eder. Tutarlı davranananne-babanın çocukları sınırlarını çok iyi bilecek ve ona göre davranacaktır. Eşler arasındaki fikir ayrılıklarını, çocuklar hakkındaki kararlara yansıtmamaya ve birbirinize “çocukhakkında kararlar alırken” özel alan yaratarak çocuğun yanında konuşmamaya özen gösterelim. Ebevenylerdeki“hayır” diyebilme uyumsuzluğunun birden fazla nedeni vardır. Bunlardan birkaçına değinmek isterim: Anne-babalarçocuklarını karşılıksız sevdiklerinden dolayı onlar için her şeyi yapmaya çalışır, bazen kendi ihtiyaçlarını görmezdengelirler. Çocuk bunu hissettiği an, ona karşı duyulan bu ilgiyikendi isteklerini yaptırma yönünde kullanmaya başlar. Bir diğer neden ise aileler kendilerinin çocukken eksiklikhissettiği her konuda hassasiyet gösterip, çocuklarınaihtiyaçlarından fazlasını vermeye çalışırlar. Ebeveynlerin“çocuğum arkadaşlarından eksik kalmasın” düşüncesi, çocuktarekabete, doyumsuzluğa ve memnuniyetsizliğe neden olmaktadır. Ve bir diğer en önemli sebep ise çalışmak zorundakalan ve çocuğuyla verimli zaman geçiremeyen anne-babanınsuçluluğunu bastırmak veya vicdanını rahatlamak, çocuğunailgiyi bu şekilde göstermek adına çocuğun hiçbir isteklerine“hayır” diyemiyor. Bu gibi nedenler “hayır” diyebilme uyumunu olumsuz etkilemektedir. Anne-baba kesin bir dille“hayır” dedikten sonra çocuğun ısrarlı davranışlarınınkarşısında “evet” der ise çocuk, ısrarın işe yaradığınıgörecektir. Daha sonra çocuk her “hayır” dendiğinde bu yöntemi kullanacaktır. Bunu sadece ailesinde değil, arkadaş ortamında da uygulayacaktır. Israrca davranan çocuğukarşımıza alarak bu kuralların onun yararı için olduğunu, ortam şartlarının ruh halimizi, birlikte verilen kararlarıetkilememesi konusunda uyarmamız gerekir. Çocuklarıeğitirken baş gösterecek güçlükler karşısında anne ve babalaryılmamalı, sabırlı olmalıdırlar. Tutarlı, yaşına uygun sınırlarkoymaya çalışın. Tutarlı ve kararlı bir aile ortamında büyüyençocuğun ebeveynle etkileşimi daha nitelikli olmakta ve çocuklar evliliklerdeki stresin ve üzüntünün yaratacağıolumsuz etkilerden uzakta daha sağlıklı bir büyüme dönemigeçirmektedir. Evlilikteki uyum çocukların da uyumbecerilerini geliştirirken; ebeveynlerin aile içindekimemnuniyetsizliği; çocukların da umudunu azaltmakta, hayatabakış açısını olumsuz etkilemektedir. (Donma ve Donma, 2006: 67).

Kaynakça

Alisinanoğlu, F. (2003). Çocukların denetim odağı ile algıladıkları anne tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi, Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 1(1), 97-107.

Aydın, B. (2002). Gelişim Psikolojisi. İstanbul: SFN Baskı.

Yamanoğlu, Ü. (2009). Çocuk yetiştirmede aile modeli, Lisansbitirme tezi. Newport Internetıonal University, Istanbul.

Yavuzer, H. (1990). Ana-baba okulu. İstanbul: RemziKitabevi.

Yavuzer, H. (2000). Okul Çağı Çocuğu. İstanbul: RemziKitabevi.

Tarhan, N. (2019). Aile Okulu ve Evlilik. İstanbul: TimaşYayınları.

Adler, A. (2019). Çocuk Eğitimi. İstanbul: Say Yayınları.

Donma, M ve Donma, O. (2006).Evlilik Problemleri, Sosyal ve Fiziksel Çevre ile Çocuk Sağlığı Etkileşiminde Sosyal Hizmetlerin Önemi. Küreselleşen Dünyada Sosyal Hizmetlerin Konumu Hedefleri ve Geleceği. SempozyumSunum Kitabı..67-71

Post Author: gipder

Bir Cevap Yazın