Site Loader

Beden algısı, kişinin kendi bedenine karşı olumlu ve olumsuz duygularının kendisi tarafından değerlendirilmesidir. Beden imajı ise herkeste olan bir kavramdır ve yaşam boyu gelişerek değişir. Ayrıca bu kavramı etkileyen birçok faktör bulunur. Bu faktörlerden bazıları; cinsiyet, yaş, vücut yapısı, kişinin kilosu, bedenine olan duyarlılığı ve yüklediği anlam, anne-baba tutumu, medya baskısı, kendi çevresinde bulunan akran grupları ve toplumun dış görünüşe verdiği beden algılarıdır. Çocuğun kendini ve diğerlerini ayırt etmeye başladığı birinci yaştan itibaren ortaya çıkar. Beden algısı yaşam boyu sürekli gelişerek değişir.
Aslında bizler fiziksel özelliklerimizin önemli olduğu fikrine küçük yaşlardan itibaren maruz kalıyoruz. Örneğin masallarda iyiler genelde güzel, çekici, yakışıklı, güçlü kişilerdir. Yalnızca günümüzde değil, geçmişte de güzellik, çekicilik, güçlülük gibi dış görünüşe dair değerler her zaman beğeni toplamış ve insanların öyle olmak için yoğun çabalar harcamasına sebep olmuştur.
Beden Algısı Bozukluğu her 100 kişiden 2 kişide görülen bir psikolojik rahatsızlıktır. Genellikle kadınlardan görülen beden algılama problemi, ergenlik ve genç yetişkinlik dönemlerinde daha sık görülmekte ve görülme oranı 100 kişiden 12’ye çıkmaktadır. Beden algısının en çok ön planda tutulduğu dönem ergenlik dönemidir. Çünkü bedende yaşanan hızlı değişimler ergen kişilerin psikolojik uyum sağlamasını zorlaştırmaktadır. Ergenlik döneminin psikolojik özellikleri de dikkate alındığında ergenlerin bedenleriyle aşırı uğraş içinde olmaları hiç şaşırtıcı değildir. Beden algıları üzerinde yapılan bir araştırma çalışmasından elde edilen bulgularda bunları desteklemektedir; ”Öğrencilerin beden-benlik algısı ve ruh sağlığı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu” belirlenmiştir(1).

Beden Algısı Bozukluğu (BAB) veya Vücut Dismorfik Bozukluğu (VDB), temel olarak bireyin görünümündeki hayali ya da önemsiz kusur(lar)la yoğun zihinsel uğraşısıdır. Bu zihinsel uğraşı, kişide ciddi huzursuzluğa, günlük iş-insan ilişkilerinde bozulmalara yol açmaktadır. Ayrıntılı tanı için Vücut Dismorfik Bozukluğu, DSM-IV-TR de Somatoform Bozukluklar başlığı altında, DSM-V’te OKB(Obsesif Kompulsif Bozukluk) ve İlişkili Bozukluklar bölümlerine bakabilirsiniz. Vücut Dismorfik Bozukluğu tedavisinde sıkça kullanılan yöntemlerden biri de Bilişsel Davranışçı Terapisi’dir. Bu terapi yönteminde, beden algı sorunu olan bireylerin görünüşlerinde kusurlu buldukları yerler ile ilgili algılarının düzeltilmesi üzerinde durulur. Bireylerin Vücut Dismorfik Bozukluğu başka bir psikolojik rahatsızlıktan kaynaklanıyorsa, bu hastalığın tedavisi üzerinde de durulur. Ayrıca kişinin özgüvenini ve özsaygısını yeniden kazanması içinde çalışmalar yapılır. Hastalara uygulanacak psikoterapilerin kaç seans olduğu, psikiyatrın görüşlerine ve hastalığın ne derecede olduğuna bağlı olarak (genellikle 12 seanstan-24 seansa kadar) değişmektedir.

FATMANUR ÇEÇEN


Kaynakça
(1) https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/29433 https://cemkaya.net/sorunlar/beden-algisi-bozuklugu-120

http://rustemaskin.com/beden-algisi-bozuklugu/ https://livetobloom.com/beden-algisi-nedir-dis-gorunusumuzle-barismanin-yollari/ https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/29433

Post Author: gipder

Bir Cevap Yazın