Site Loader

Bugünün konusu olan “özdeşleşme nedir?” sorusuna ilk olarak ruhbilim terim anlamıyla açıklamak  gerekirse özdeşleşme, gelişmekte olan çocuğun ya da ergenin kendisine örnek olarak babasını ya da  başka bir kişiyi seçip ona benzemeye çalışmasıdır.
Bu terim psikolojiye 1899’da S. Freud tarafından kazandırılmıştır. Freud özdeşleşmenin basit bir taklit  olmadığını, bilinç dışındaki ortak bir unsurdan kaynaklandığını söyler. Çünkü insanlar bazen  başkalarına benzeye bilmek ya da bir grubun belirlediği insan tipine uygun hareket etmek için çaba  gösterirler. Aitlik hissiyle olmak isteyeceği kişi ve gruplara göre uyum gösterebilirler. Uyma  davranışının temelinde benzemek istenilen kişinin etkileyici özellikleri ve toplumsal değeri vardır ve  benzemek istenilen kişi bu pozisyonda devam ettiği sürece uyma davranışı da devam eder. Aksi  takdirde benzeme sekmeye uğrar ve özdeşleşme gerçekleşmez. Kişi uyum sağladığı kişinin sadece  huylarını, davranışlarını değil aynı zamanda inançlarını da benliğine katar. 
Tabi özdeşleşmenin de alt başlıkları var bunlar; pozitif özdeşleşme ve negatif özdeşleşmedir. 
Pozitif özdeşleşme, gelişim sürecinde olan bireyin belli bir seviyeye gelene kadar içinde bulunduğu  alanın, ana tesiri tarafından eğitime tutulması durumudur buna örnek olarak annenin çocuğuyla olan  ilişkisi veya öğretmenin öğrencisi ile olan ilişkisi olabilir. 
Negatif özdeşleşme, kişinin kendi iradesini başka bir üstün gücün iradesine koşulsuz teslim etmesidir. 
Bunun sonucunda toparlamak gerekirse özdeşleşme alt başlıklarıyla olmak üzerine genel anlamda  bir yerde var olmak için ya da örnek aldığı kişiye karşı uyum sürecidir. Bu bir topluluk karşısında  benimsenmek, kabul görmek için de olabilir. Benzemek istediği grup, birey veya herhangi bir şeyin  kişilik özellikleri, inançları ve daha birçok yönüyle kişiliğini şekillendirmesidir.

Post Author: gipder

Bir Cevap Yazın