Site Loader

Geçmişten günümüze tıbbın, insanlığın, psikolojinin güncel sorunlarından olan kanser; korkulan, kaçınılan, söz edilmeyen konular arasında olduğunu hepimiz biliyoruz. Nitekim tanı konulduktan sonra; beklenmedik, kontrol edilmesi güç olarak algılandığından kişiyi ümitsizliğe ve depresyona sürüklemektedir. Bu yönüyle acı, ızdırap, ölümle eşleştirilen kanser, hastalar tarafından ‘savaş, Azrail, kış, canavar’ gibi terimlerle anılmaktadır. (Akt., Öcalan ve Üzar Özçetin, 2020). Kanser fizyolojik bir hastalık olmasının yanı sıra ruhsal ve psikososyal bileşenleri de olan bir sorundur. Bu negatif tutumlar hastaların yaşam şanslarını, kalitesini azaltmakla birlikte sosyal dışlanmaya neden olmakta, sosyal desteğin azalması ile sonuçlanan izolasyona, emosyonel iyilİğinin azalmasına ve kötü sağlık sorunlarına neden olmaktadır ( Akt., Öztürk ve ark., 2019). Hopwood ve Stephens In (2000) akciğer kanserine sahip bireylerde yaptığı araştırmada hastaların %33’ünde klinik depresyon gelişimi saptanmıştır (Bag, 2012). Bu fizyolojik ve psikolojik süreçle birlikte tanı konulduktan sonra ‘damgalama’ meydana gelir. Zaten damgalama (stigma) kelime olarak ‘yara, iz, onur kırıcı durum’ (Akt., Öztürk ve ark., 2019) anlamına geldiği için çağrışımsal olarak kötü bir etki yaratmaktadır. Bu damgalama geçmişten itibaren çoğunlukla ‘kara leke’ olarak anılmış ve kullanılmıştır. ( Bilge ve Çam, 2010; Öztürk ve ark., 2019) . Yanı sıra yapılan araştırmalarda da görüldüğü üzere jinekolojik etkileri de mevcuttur. Yıpratıcı tedavi süreci kadınlarda imaj kaygısı, kanserin tekrarlanma korkusu ve posttravmatik stres bozukluğu nedeniyle anksiyete ve depresyona sebep olarak kadınların cinsel yaşamlarını da negatif yönde etkilemektedir (Terzioğlu ve Alan, 2015). Bu durum kanserin çeşidine göre de farklılık gösterebilmektedir. Parker ve arkadaşlarının yaptığı araştırmada (2003) belirtildiği gibi jinekolojik kanseri tecrübe etmiş kadınların diğer kanser türlerini yaşamış kadınlara göre daha yüksek anksiyete ve depresyon yaşadıkları saptanmıştır.(Terzioğlu ve Alan, 2015). Bu durumlar uluslararası standartlara göre geliştirilmiş bir ölçme aracıyla tespit edilip uzmanlar tarafından tedavi edilebilir. Fakat kanser sürecinde ve sonrasında aylarca hatta yıllarca bireyi yalnız bırakmayan yorgunluk semptomlarının giderilmesinde maalesef ki hala etkili bir çözüm bulunamamıştır. Yorgunlukta söz konusu olan hastanın kendisini fiziksel, psikolojik ve bilişsel olarak tamamen tükenmiş hissetmesidir. Henüz tedavi stratejileri araştırma aşamasında olduğu için sistematik bir ölçme aracıyla hastanın düzenli olarak yorgunluk seviyesinin ölçülmesi yararlı olacaktır. Yorgunlukta tamamen etkili tedaviden söz etmemiz mümkün olmasa da hasta eğitimi ve hastalıkla başa çıkmaya destek olacak psiko-onkolojik (ÖCALAN & ÖZÇETİN, 2020)destek tedavi girişimleri arasında sayılabilir ( Bag, 2012). Kanser baş den bir hasta için iyileşme aşamasında tıbbi süreç er ne kadar etkili olsa da yeterli değildir. Sosyal esenlik (Terzioğlu & Alan, 2015)etme stratejisi olarak kullandıkça kanser gerçeğine uyumu kolaylaşacaktır. Bu desteğin sıklığı ve yoğunluğuna paralel olarak hastalığa daha pozitif anlamlar yüklenecek, hatta sağkalım oranında olumlu yönde artışlar olacaktır.(Tuncay.2 (tuncay, 2010)010). Sağlıcakla kalın . ☺ (BAHAR, 2007)

Kaynakça

BAG, B. (2012). Kanser Hastalarında Yorgunluğa Bağlı Psikososyal Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Arşiv Kaynak Tarama Dergisi, 254-270.

BAHAR, A. (2007). KANSER HASTALARINA PSİKOSOSYAL YAKLAŞIM. ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU DERGİSİ, 105-109.

ÖCALAN, S., & ÖZÇETİN, Y. S. (2020). KANSER DENEYİMİNDE RUMİNASYON, TÜKENMİŞLİK VE PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK. PSİKİYATRİDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR, 421-428.

ÖZTÜRK, A., & ADEM DOĞANER, Z. B. (2019). KANSER VE KANSER HASTALARINA YÖNELİK DAMGALAMA TUTUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ. SOCİAL SCİENCES STUDİES JOURNAL, 5039-5045.

Terzioğlu, F., & Alan, H. (2015). JİNEKOLOJİK KANSER TEDAVİSİ SIRASINDA YAŞANAN PSİKOLOJİK SORUNLARIN KADININ CİNSEL YAŞAMINA ETKİSİ. ANADOLU HEMŞİRELİK VE SAĞLIK BİLİMLERİ DERGİSİ, 140-143.

tuncay, t. (2010). KANSERLE BAŞ ETMEDE DESTEK GRUPLARI. TOPLUM VE SOSYAL HİZMET, 60-69.

Post Author: gipder

Bir Cevap Yazın