Site Loader

Boşanma, evlilik birliğinin yasal olarak sona ermesi şeklinde tanımlanabilir. Boşanma kendi içinde birçok döngüyü de barındırır. İlk olarak duygusal anlamda boşanmaya karar vermek daha sonrasında bu kararı yasal sürece taşıma şeklinde görülür. Boşanma nedenlerinde ise ekonomik, sosyal, kültürel veya eşlerin birbirlerine olan güveninin kaybetmesi gibi bireysel birçok faktör de vardır. Boşanma, çok boyutlu bir aile değişim süreci olarak da tanımlanabilir. Eskiden normatif değilken şimdilerde boşanmalara daha sık rastlandığı için normatif bir kriz olarak ele alınmaktadır. Boşanma, çiftler bir arada kalmanın getirdiği sorunlar, uyumsuzluklar ve çatışma nedeniyle tıkandıklarında, yıpranma sürecine bir son vermek istediklerinde gündeme alınan bir seçim olarak düşünülmektedir (Korkut, Y.).

Boşanma süreci ailedeki herkesi etkileyen çok boyutlu bir süreçtir. Boşanma ülkemizde, dünyamızda giderek artan bir süreç haline geldiği için boşanma sonrasında psikoloji çalışmalarına da ağırlık verilmektedir. Yapılan çalışmalarda ABD’de evliliklerin neredeyse yarısı boşanma ile bitmektedir. Genelde, iyi eğitimli ve iyi kazanan kadınların dar gelirli ve az eğitimlilere oranla daha çok boşanma oranlarına sahip oldukları bilinmektedir (Carter & Mc Goldrick, 2000; akt: Korkut, 2003:101-103).

Bazı toplumlarda kültürel etmenlerden de dolayı boşanmaya insani bir gözle bakılmamaktadır. Hatta bu yüzden eski zamanlarda boşanma oranları günümüze kıyasla çok daha düşüktür. Fakat boşanma, insani bir olgudur. Toplumdan topluma, insandan insana ve aileden aileye de boşanmanın etkileri değişmektedir. Boşanma sadece kadınları etkilemez, erkekleri varsa çocukları da etkileyen bir süreçtir. Çocukların bu süreçten en az etkilenmesi için, boşanma kavramı çocuğa anlatılmalı ve sağlıklı bir şekilde sevgi ve saygı çerçevesinde boşanma gerçekleşmelidir. Bu süreçte çocuklar ya da eşler için yardım alınabilmektedir çünkü yaşanan bu ayrılıkla birlikte psikolojik rahatsızlıkların görülme sıklığı da artabilir.

Erkeklerin de kadınlar gibi bu süreçten etkilediğini söylemiştik fakat yapılan araştırmalar çerçevesinde kadınların ve çocukların boşanmalardan daha fazla etkilendiğini ortaya koymaktadır. Özellikle ataerkil toplumlarda kadının soyadının da değişmesiyle kadına yönelik psikolojik baskılar da artmaktadır.

Günümüzde çocukların boşanmadan nasıl etkilendiklerine dair sayısız araştırma yapılmaktadır. Boşanmanın herkesi aynı şekilde, olumsuz etkilediğini iddia eden çalışmalar da mevcuttur fakat bu çalışmalar genelleme içerdikleri için doğru kabul edilmemelidir. Çocuklar için boşanmanın stresli, kayıplarla karakterize olan bir dönem olduğu görülmektedir fakat insanların boşanmadan etkilenmeleri çeşitli faktörlere bağlı olarak farklılıklar gösterir: Yaş, cinsiyet, başa çıkma tarzları, kendine güven, var olan sosyal ilişkiler, boşanma sonrası düzenlemeler, aile içi süreçler vb. bu süreci bireyselleştiren faktörlerdendir. Araştırmalar, azalan ebeveyn desteğinin, ev-içi denetimin, ebeveynler arası süregelen çatışmaların, maddi sıkıntıların ve art arda gelen değişimlerin çocukları çok zorladığını ortaya koymaktadır (Amato, 2000). Ancak, boşanmadan olumsuz etkilenen çocuklar olduğu kadar, ‘daha olgunlaşarak ‘ bu deneyimden geçen çocuklar da mevcuttur (Kurdek, 1981).

-TUĞBA İNCE

KAYNAKÇA:

Korkut, Y.   Bir geçiş krizi olarak boşanma.

Bozkurt, A. (2021). Boşanma sürecinde ve sonrasında kadın. On dokuz Mayıs Üniversitesi Kadın ve Aile Araştırmaları Dergisi, 1 (2), 97-114

Sakallı, N., Hürriyetoğlu, H., Şat, F. (2021). Evlilikte ve boşanmada kadınların soyadı değişimi üzerine sosyal psikolojik bir derleme. Nesne Psikoloji Dergisi 9(22), 884-903. DOI: 10.7816/nesne-09-22-08.

Öngider, N. (2013) Bilişsel davranışçı terapinin boşanma sonrasında kadınların depresyon, anksiyete ve yalnızlık semptomlarında etkinliği: Bir pilot çalışma. Özgün Makale. 2, 147-155.

Öngören, S. (2017). Boşanma ve boşanmanın erken çocukluk dönemi çocuklar üzerindeki etkileri. Uluslararası Eğitim Bilimleri Dergisi. 4(13). 73-87.

Tatlilioğlu, K. (2016). Sosyal bir gerçeklik olarak boşanma olgusu: Sosyal psikolojik bir değerlendirme. The Journal of Academic Social Science, 4 (22),  59-73.

Bilici, A. (2014). Boşanma sürecinin çocuklar üzerindeki psiko-sosyal etkileri. C.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, XVIII( 2). 79-110.

Erdim, L., Ergün, A. (2016). Boşanmanın ebeveyn ve çocuk üzerindeki etkileri. 3(1), 78-84. DOI:10.17681/hsp.13621.

Post Author: gipder

Bir Cevap Yazın