Psikolojik Olarak Mide Bulantısı Nedir?

Kişinin mide bölgesinde rahatsızlık hissi yaşaması ve kusma isteğiyle kendini gösteren bir durumdur. Mide bulantısı genellikle kusmayla sonuçlanabilir ancak bazı durumlarda sadece rahatsızlık hissiyle kalabilir.

Rahatsızlık hissiyle oluşan, yani kusulmayan mide bulantıları genellikle sinirsel ya da sindirim sistemiyle ilgili hafif rahatsızlıklardan görülür. Mide asidinin artması, stres ve anksiyete gibi psikolojik faktörler de zaman zaman mide bulantısına neden olabilir.

Psikolojik Faktörleri 4’e Ayırabiliriz:

1. Kaygı ve Stres
Yoğun stres ve kaygı, mide–bağırsak sisteminde “savaş ya da kaç” tepkisini tetikler. Bu tepki sırasında mide hareketliliği azalır, mide asitleri artar ve bulantı hissi ortaya çıkar. Özellikle sınav öncesi, topluluk önünde konuşma veya önemli bir görüşme gibi durumlarda mide bulantısı yaygındır.

2. Psikosomatik Bozukluklar
Somatizasyon, yani psikolojik sıkıntı nedeniyle bedensel semptomların ortaya çıktığı bozukluktur. Bazı kişiler streslerini bedensel belirtilerle ifade eder. Mide bulantısı bu tür hastalarda sık görülen semptomlardan biridir.

3. Travmatik Deneyimler ve Koşullanma
Bazı kişiler geçmişte yaşanmış olumsuz bir olay (örneğin zehirlenme, kokuyla bağlantılı kusma deneyimi) sonrasında benzer ortamlarda bulantı geliştirebilir. Bu, klasik koşullanma yoluyla öğrenilmiş tepkidir.

4. Depresyon ve Duygusal Baskı
Depresyon sadece ruhsal değil, bedensel belirtiler de yaratır. İştahsızlık, sindirim sorunları ve mide bulantısı depresif bireylerde sıklıkla raporlanmıştır.

Yapılan bir çalışmada mide bulantısı, karın ağrısı gibi bedensel şikâyetlerin psikolojik stres, kaygı ve depresyonla ilişkisi incelenmiş; genç yetişkinlerde psikolojik stresin yol açtığı psikosomatik belirtilerle mide bulantısının önemli ölçüde bağlantılı olduğu belirlenmiştir.

Çalışmada katılımcıların %35’inde “nedeni bulunamayan mide bulantısı ve karın ağrısı” şikâyeti saptanmış; travmatik olay yaşamış veya yoğun sınav stresi altında olan bireylerde mide bulantısı sıklığının iki katına çıktığı görülmüştür.

Çalışma sonucunda mide bulantısının psikolojik kökenli olabileceği görülmüş ve buna yönelik düzenli uyku, gevşeme egzersizleri ve psikolojik desteğin bu tür bulantıların azaltılmasında etkili olduğu tespit edilmiştir.

Psikolojik Mide Bulantısına Bazı Örnekler:

  1. Partnerle ilgili kaygı, ayrılık korkusu yaşarken mide bulantısı
    • Sevilen kişiyle ilgili stres (aldatılma korkusu, özlem, belirsizlik) mideyi doğrudan etkileyebilir.
    • “Ayrılırken iç sıkılması, kötü his” gibi durumlar psikolojik mide bulantısına çok benzer.
  2. Tartışma, kavga veya gergin ortama girince mide bulantısı
    • Kişi gerginliğe karşı hassassa, yoğun kaygı mide bulantısı ve iştahsızlık yapabilir.
  3. Yeni bir ortama girme / sosyal anksiyete
    • Toplantı, sunum, kalabalık ortam gibi durumlar, özellikle sosyal kaygısı olan kişilerde mide bulantısına yol açabilir.
  4. Aşırı düşünme veya kötü bir haber beklerken mide bulantısı
    • Olumsuz senaryolar kurmak, “Ya bir şey olursa?” düşüncesi mideyi etkiler.
  5. Sınav kaygısı yaşarken mide bulantısı
    • Sınava girmeden önce stres yükselir, kalp hızlanır ve vücut “tehlike var” diye algılar. Bu durumda mide kasları gerilir ve bulantı olur.
  6. Travma sonrası mide bulantısı
    • Geçmişte yaşanan kötü bir olay tetiklenince yine bulantı oluşabilir.

Peki Bu Durum için Ne Yapabiliriz?
İşte bazı rahatlatıcı çözüm yolları:
• Derin nefes alıp vermek
• Soğuk su içmek
• “Topraklama” yöntemini uygulamak:
5 şey gör – 4 şey dokun – 3 şey duy – 2 şey kokla – 1 şey tadını hatırla.
Beyni anda tutar ve bulantı azalır.
• Kısa yürüyüş veya balkona çıkmak
• Kendine yüksek sesle ya da içinden güven veren cümle kurmak
Örnek: “Vücudum sadece kaygı yaşıyor, geçecek.”
• Bir şeyler atıştırmak

Sonuç olarak; mide bulantısı yalnızca bir mide rahatsızlığı değil, bazen zihinsel ve duygusal dengesizliğin bir yansımasıdır. Beden, kelimelerle ifade edilemeyen duyguları çoğu zaman bu tür fiziksel belirtilerle anlatır. Bu nedenle mide bulantısı gibi tekrarlayan şikâyetlerde ruhsal nedenleri göz ardı etmemek, hem beden hem de zihin sağlığı açısından büyük önem taşır.

Kaynakça:

  • Bakker, R. J., van Balkom, A. J. L. M., & Spinhoven, P. (2010). Psychological factors and gastrointestinal symptoms: The role of anxiety and stress. Journal of Psychosomatic Research, 68(6), 557–564. https://doi.org/10.1016/j.jpsychores.2009.10.002
  • Bal, F., & Biçer, F. (2019). Genç yetişkinlerde psikosomatik belirtilerin erken dönem uyum bozucu şemalar ile ilişkisi. The Journal of Social Sciences, 6(39), 507–526. https://doi.org/10.16990/SOBIDER.5166
  • Baylan, S. (2019). Psikosomatik semptomların psikolojik rahatsızlıkların dışavurumu olduğu görüşü. Psikoloji Yazıları, 22(2), 134–148.
  • Bylsma, L. M., Taylor-Clift, A., & Rottenberg, J. (2011). Emotional reactivity to daily events in major and minor depression. Journal of Abnormal Psychology, 120(1), 155–167. https://doi.org/10.1037/a0021662
  • De Gucht, V., & Fischler, B. (2002). Somatization: A critical review of conceptual and methodological issues. Psychosomatic Medicine, 64(6), 768–777. https://doi.org/10.1097/01.PSY.0000038937.49347.39
  • Jerath, R., Edry, J. W., Barnes, V. A., & Jerath, V. (2006). Physiology of long pranayamic breathing: Neural respiratory elements may provide a mechanism that explains how slow deep breathing shifts the autonomic nervous system. Medical Hypotheses, 67(3), 566–571.
  • Karkhanis, S., & Winsler, A. (2016). Psychosomatic and somatization literature: A review. Journal of Behavioral Sciences, 8(2), 45–59.
  • Klosterhalfen, S., Kellermann, S., Braun, S., Rüttgers, A., & Enck, P. (2005). Gender and race as determinants of nausea and vomiting. European Journal of Pharmacology, 478(2–3), 287–293. https://doi.org/10.1016/j.ejphar.2003.12.036
  • Köteles, F., & Bárdos, G. (2018). Psychological factors and the perception of somatic symptoms: A review. Journal of Health Psychology, 23(4), 528–539. https://doi.org/10.1177/1359105316642004

Sebiha Yaren Yıldırım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

g

An legimus similique intellegam mel, eum nibh tollit assentior ad. Mei ei platonem inciderint.

e