Psikolojide Varoluşçu Yaklaşım
Ben kimim? Hayatımın bir anlamı var mı? Gerçekten özgür müyüm?
Zaman zaman kendimize sorduğumuz bu soruların kesin cevapları çoğu zaman yoktur. Fakat varoluşçu psikolojiye göre, bu soruları sormak bile büyümek, kendinle temas kurmak ve derinlere inmek için bir başlangıçtır.
Varoluşçuluk öğretisine göre insan, kendi varlığını kendi yaratan tek canlıdır (Geçtan, 2019). Kişi, yaşamının ilk anlarından itibaren sorular sormaya ve cevaplar aramaya başlar. Çeşli dönemlerden geçer, deneyimler yaşar ve tecrübe kazanır. Bazen bu deneyimler sarsıcı ve travmatik olsa da, hayatımızda iz bırakan her olay ruhumuzdaki okyanusun derinlerine inmemiz için birer fırsattır. Çünkü bizlerin varlığı yine bizler sayesinde anlamlıdır.
Varoluşçu psikoloji, kişinin hayattaki amacı, özgürlüğü, yalnızlığı ve ölümlülüğü gibi derin konularla başa çıkmasına yardımcı olmayı hedefler. İnsan yaşamını sadece biyolojik ya da davranışsal olarak değil, felsefi ve anlam odaklı bir şekilde ele alır. Varoluşçu yaklaşıma göre insanların yaşadıkları içsel sıkıntıların çoğu, kendi yaşamlarıyla olan bağlarının zayıflamasından kaynaklanır. Bu noktada varoluşçu psikoloji kişiye şu soruyu yöneltir: “Gerçekten ne istiyorsun?”. Bu soru basit gibi görünse de, cevabını bulmak çoğu zaman kolay değildir. Çünkü bu cevap, kişinin kendiyle dürüstçe yüzleşmesini, korkularına rağmen adım atabilmesini gerektirir.
Varoluşçu psikolojiye göre insan, dünyaya atılmış bir varlıktır ve hayatını anlamlandırma sorumluluğu ona aittir (Yalom, 1980). Kaygı, yalnızlık, ölüm farkındalığı gibi konular bastırılması gereken konular değil; insanın içsel gelişimine fayda sağlayan konulardır. Bu yaklaşımda temel hedef, bireyin kendi yaşamına sahip çıkması, kendi değerlerini oluşturması ve doğal bir yaşam sürebilmesidir (Schneider, 2008).
Varoluşçu terapi, bireyin kendi yaşamı üzerindeki kontrolünü fark etmesini, anlam arayışını derinleştirmesini ve özgün bir yaşam sürmesini hedefler. Varoluşçu terapide amaç bireyi “normal” hâle getirmek değil, onu içsel bir yolculuğa çıkarmaktır. Varoluşçu terapiyi diğer terapilerden ayıran en önemli fark ise psikolojik semptomlardan çok, bireyin yaşamla olan felsefi ilişkisine ve varoluşsal sorularına odaklanmasıdır.
Kaynakça:
- Geçtan, E. (2019). Varoluşçu psikolojinin temel ilkeleri. Ankara University Journal of Faculty of Educational Sciences (JFES), 7(1), 13-17. https://doi.org/10.1501/Egifak_0000000417
- Yalom, I. D. (1980). Varoluşçu psikoterapi
- https://www.psikologofisi.com/blog/varoluscu-psikoterapi
- Schneider, K. J. (2008). Existential-integrative psychotherapy: Guideposts to the core of practice.
- https://www.goodtherapy.org/learn-about-therapy/types/existential-integrative
Makbule Akbulut


Bir yanıt yazın