Yeşil Renginin Psikolojisi

Renkler, insanlık tarihinin ilk gününden bu yana gelişerek ve çoğalarak günümüze kadar gelmiştir. Renklerin kullanım alanlarına göre birtakım fikirler yürütülmüş, hatta yürütülmeye de devam etmektedir. Renkler ve taşıdığı anlamlar uluslara göre farklılık göstermektedir. Kimisine göre bir renk kutsalken, kimisine göre kötülüğü temsil edebilmektedir. Örneğin yeşil rengi; Malezya’da hastalık ve tehlikeyi, Belçika’da kıskançlığı, Japonya’da ise mutluluk, sevgi, güven ve samimiyeti temsil etmektedir. Renklerin toplumlara göre ayrı anlamlar ifade etmesi, toplumların yaşadığı doğa şartlarından, inançlardan ve kültürden kaynaklanmaktadır. Günümüzde renklerin insan üzerindeki etkileri araştırılarak, örneğin mekân tasarımları bu araştırmalara göre şekillenmektedir. İnsanların kişilikleri de hoşlandıkları renklerden anlaşılabilmektedir. Bu yazımızda ise yeşil renginin insan üzerindeki psikolojik etkilerini inceleyeceğiz.

Yeşil, çoğu zaman ormanları hatırlatan, bazen de çayırları anımsatan, doğanın içindeki ana renklerden biridir. Yeşil rengi zihnimizde; ağaç gibi bitki türlerini, bazen bir ormanı, bazen de hoşumuza gittiği hâlde o an almadığımız yeşil bir ceketi, kim bilir çocukken çok sık oynadığımız yeşil bir oyuncağı da çağrıştırabilir. Herkesin zihninde farklı bir pencereyle eşleşen bu yeşil renginin biraz kitabi bilgilerini kurcalayalım.

Yeşil rengi hayatımıza ilk olarak Türklerin en eski yazılı belgelerinden olan Orhun Yazıtları’nda yer almıştır. İlk yazılış şekli “yaşıl” iken, günümüze kadar “yeşil” ismini almıştır. Yani bitkilerin tazeliği, yaş iken taşıdığı renkten kaynaklanmaktadır. Renklerin insan psikolojisi üzerindeki etkisini inkâr edemeyiz. Yeşil renginin çoğu zaman insan üzerinde güven ve rahatlama duygusuyla eşleştirildiği düşünülmektedir. Yeşil renginin bulunduğu ortamlarda bedensel yorgunluktan kurtulma ve huzurlu bir ortam olduğu düşüncesinin aşılanması beklenmektedir. Yeşil renk; ruhsal, duygusal ve fiziksel enerjilerimizin büyük bir dengeleyicisidir. Bu nedenle bazı uzmanlar, tabiatın tedavi edici yönünü yeşil rengine bağlamaktadır.

Aynı zamanda yeşil rengi, iki ana rengin “sarı” ve “mavi” birleşiminden ortaya çıkmaktadır. Bu karışımdaki sarı rengin genellikle mental temizlik, mavi renginin ise içsel dinginlik hissini aşıladığı düşünülmektedir. Yani ana renkler birleşip yeni bir rengi oluştursalar da içlerindeki kendi renklerinin anlamlarını kaybetmemektedirler. Bu iki ana rengin karışımının sonucuna “yeşil” diyoruz; çünkü bu karışım, başka renklerde olmayan umut ve ruhsal paylaşımı ortaya çıkarmayı sağlar. Psikolojik olarak iyi oluş hâline sahip olan her birey, yeşil rengine karşı her zaman pozitif duygular beslemektedir. Çünkü iyi oluş hâli denge ve uyumu sever.

Yeşil renk, insanın enerjisini düzenlemeyi sağlar. İçinde bulunduğumuz sosyal hayatın bizlere yüklediği ağır stres yükünü üzerimizden almaktadır. Bu nedenle dinlenmek için şehrin karmaşasından kaçtığımız yerler, çoğu zaman su sesiyle harmanlanmış, yeşilin binbir tonunu içinde barındıran doğal ortamlardır.

Renkler, psikolojik olarak ruh hâlimizi etkileyen pek çok uyarandan yalnızca biridir. Yeşil rengi ise bu renklerden binlercesinden biridir. Çoğunlukla iyi oluş hâlini destekleyen “yeşil” rengini hayatımızda sıklıkla kullanmalıyız. Şehrin karmaşasının çoğunlukla bizleri içine ittiği bu negatif enerjilerden, basit bir renk sayesinde kurtulmak mümkündür. Hayatta yeşiliniz, yeşil rengi gibi hissettireniniz eksik olmasın. Yeşillerle dolu bir dünya dilerim.

Kaynakça:

Bayraktar, N. (2014). Türkçe yeşil renk adının biçim, anlam ve kavram alanına tarihsel bir bakış.
Dokumacı, M. (2020). Renklerin insan yaşamındaki etkileri ve renklerin tarih boyunca yolculuğu.

Nisa Begüm Çevik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

g

An legimus similique intellegam mel, eum nibh tollit assentior ad. Mei ei platonem inciderint.

e