İyilik Meleği mi, Gizli Egoist mi? “İnsanlar Bencildir” Söylemi Ne Kadar Doğru?
Günlük hayatta sıkça duyduğumuz, bazen büyük bir hayal kırıklığının ardından bizim de iç çekerek kurduğumuz o meşhur cümle çoğunlukla bellidir: “Herkes sadece kendini düşünür, insan özünde bencildir.” Kimileri için bu kelimeler hayatın acı ve çıplak gerçeğiyken, kimileri için insanlığın o muazzam dayanışma geçmişine yapılmış büyük bir haksızlıktır. Peki, işin aslı nedir? Psikoloji laboratuvarları, evrimsel biyoloji ve insan zihninin o karmaşık labirentleri bu konuda bize ne söyler? Gerçekten attığımız her adımın arkasında gizli bir bencil dürtü mü saklıdır, yoksa insan ruhu tamamen çıkarsız, saf bir iyilik üretme kapasitesine sahip midir? Gelin, insan doğasının bu en büyük paradoksuna doğru akıcı bir yolculuğa çıkalım ve madalyonun her iki yüzünü de birlikte inceleyelim.
İnsan davranışlarının arkasındaki o görünmez ipleri çekip çıkardığımızda, karşımıza ilk olarak “Psikolojik Egoizm” adı verilen sarsıcı bir teori çıkar. Bu bakış açısına göre, ilk bakışta ne kadar asil, fedakârca veya kahramanca görünürse görünsün, insanoğlunun yaptığı her eylemin temelinde mutlaka kişisel bir çıkar yatar. Yani aslında saf fedakârlık diye bir şey yoktur; o sadece güzel bir illüzyondan ibarettir. Günlük hayatımızdan çok sıradan bir anı ele alalım; örneğin yolda aç bir kedi görüp ona mama verdiğinizi hayal edin. Bunu sadece o kedi için mi yaparsınız? Psikolojik egoizme göre hayır. O canlının çaresizliği sizin içinizde anlık bir sızı, rahatsız edici bir acıma duygusu yaratır. Ona yardım ettiğinizde aslında ilk olarak kendi içinizdeki o negatif duyguyu susturur, rahatlar ve “Ben iyi bir insanım.” demenin verdiği o muazzam vicdani tatmini yaşarsınız. Psikolojide “sıcak parıltı” (warm glow) etkisi denilen bu durum; kan bağışı yapmaktan bir yardım kuruluşuna destek olmaya kadar her iyiliğin arkasında aslında beynimizin dopamin ve serotonin gibi ödül kimyasallarını kovaladığını savunur. Günün sonunda toplum tarafından takdir edilmek, suçluluk duygusundan kaçınmak veya kendi gözümüzde değerli olmak isteriz. Evrimsel biyolojinin dev ismi Richard Dawkins de ünlü Bencil Gen teorisinde bu durumu biyolojik bir zemine oturtarak, canlıların aslında genlerini bir sonraki nesle aktarmak için programlanmış birer hayatta kalma makinesi olduğunu söyler. Doğanın acımasız eleğinde kendi çıkarını gözeten ve kaynağı kendine saklayanlar hayatta kalmıştır; hatta bir annenin yavrusu için kendini tehlikeye atması bile evrimsel olarak kendi genetik mirasını koruma içgüdüsünün bir parçasıdır.
Ancak insan psikolojisi sadece bu bencil mekanizmadan ibaret olsaydı, dünya bugün çok daha karanlık, soğuk ve çekilmez bir yer olurdu. Madalyonun diğer yüzünü çevirdiğimizde, insan zihninin karanlığı kadar aydınlığı da barındırdığını görürüz. Sosyal psikolog C. Daniel Batson, ömrünü bu bencil argümanları çürütmeye adamış ve “Empati-Altruizm Hipotezi” ile psikoloji dünyasında yeni bir çığır açmıştır. Batson’ın yaptığı deneyler göstermiştir ki, bir insan zor durumdaki bir başkasıyla gerçek bir empati kurduğunda, yani kendisini onun yerine koyup onun acısını hissettiğinde, zihnindeki tüm bencil hesap makineleri bir anda devre dışı kalır. Kişi o an ne hissedeceği vicdan azabını, ne toplumun ne diyeceğini ne de alacağı övgüyü düşünür; zihninde kalan tek ve saf odak noktası o insanın acısını dindirmektir. Bu durum, insan beyninin hiçbir kişisel menfaat gözetmeksizin tamamen “öteki” için hareket edebildiğinin en büyük kanıtıdır. Üstelik bu saf iyilik hâli, sonradan toplum baskısıyla öğrenilen bir maske de değildir. Gelişim psikologlarının henüz ödül, ceza, ayıp ya da övgü gibi kavramları bilemeyecek kadar küçük olan 18 aylık bebeklerle yaptığı deneylerde, bebeklerin elleri dolu olduğu için dolabı açamayan ya da nesneleri yere düşüren yetişkinlere, hiçbir komut veya ödül almadan tamamen içgüdüsel olarak yardım etmek için çırpındıkları görülmüştür. Bu da bize iş birliğinin, şefkatin ve el uzatmanın en az bencillik kadar doğamızın temel bir parçası olduğunu fısıldar.
Tüm bu bilimsel verileri bir araya getirdiğimizde görürüz ki, “İnsanlar bencildir.” söylemine kesin bir “Evet” ya da “Hayır” cevabı vermek, insanın o muazzam ve büyüleyici karmaşıklığını hiçe saymak demektir. İnsan doğası siyah ya da beyaz değil, grinin binbir tonuyla bezelidir. Bizler hem benciliz hem de fedakârız; çünkü var olmak için her iki dürtüye de aynı anda ihtiyacımız vardır. Hayatta kalmak, kendimizi tehlikelerden korumak, sınırlarımızı çizmek ve bireysel olarak gelişmek için bencil ve korumacı olmak zorundayız; bu bizim biyolojik motorumuzdur. Fakat aynı zamanda yalnız yaşayamayan, sosyal bağlara ve bir kabileye muhtaç canlılarız. Bir toplumun içinde sevgiyle tutunabilmek, güvenli hissetmek ve derin bağlar kurabilmek için de empatiye, iş birliğine ve yeri geldiğinde kendi çıkarımızdan vazgeçebilmeye ihtiyacımız vardır. Sonuç olarak, belki yaptığımız her güzel hareketin arkasında kendimizi iyi hissetme arzusu gibi minik bir bencil parça kalabilir; ancak bir başkasının yüzündeki tebessümü görebilmek adına kendi konforumuzdan, zamanımızdan ya da paramızdan vazgeçebiliyor oluşumuz, içimizdeki o saf empati ışığının hâlâ ne kadar güçlü yandığını kanıtlar. Bizler ne sadece kendi çıkarlarını düşünen birer canavarız ne de kusursuz birer iyilik meleğiyiz; bizler bu iki kutup arasında her gün yeniden dengede kalmaya çalışan, zaafları ve muazzam şefkat kapasitesiyle bir arada yaşayan o çok insan, çok karmaşık varlıklarız.
Kaynakça:
- Axelrod, R., & Hamilton, W. D. (1981). The evolution of cooperation. Science, 211(4489), 1390-1396.
- Batson, C. D., Dyck, J. L., Brandt, J. R., Batson, J. G., Powell, A. L., McMaster, M. R., & Griffitt, C. (1988). Five studies testing two new egoistic alternatives to the empathy-altruism hypothesis. Journal of Personality and Social Psychology, 55(1), 52–77.
- Dawkins, R. (1976). The Selfish Gene. Oxford University Press. (Türkçe çevirisi: Bencil Gen, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları).
- Trivers, R. L. (1971). The evolution of reciprocal altruism. The Quarterly Review of Biology, 46(1), 35-57.
- Warneken, F., & Tomasello, M. (2006). Altruistic helping in human infants and young chimpanzees. Science, 311(5765), 1301-1303.
İlayda Çalık


Bir yanıt yazın