Durgun ve Tatsız Hissetmek: Languishing Sendromu

Siz de “Depresyonda değilim ama boşlukta süzülüyor gibiyim” ya da “Hayatta amaçsız kalmış gibi, isteksizim.” diyor musunuz? İlgi kaybınızın sebebi Languishing olabilir.
Peki, Languishing nedir?

Languishing Nedir?

Languishing, Latince’de languere kelimesinden gelen ve asıl anlamı rahatsızlık ve bitkinlik olan bir kavramdır. Zihinsel ve ruhsal esenliğin tam karşıtı olarak da tanımlanabilen duygusal yorgunluk, hem kişisel hem de ilişkisel zorlukların yaşanmasına neden olur. Pandemi sonrasında yaygınlaşan bir terim olan Languishing; kişinin kendini sıkıntılı, yorgun ve tatsız bir hayatın içinde kaybolmuş hissetmesi durumuna verilen bir isimdir. Languishing cinsiyet ayrımı gözetmeksizin kadın-erkek herkeste gözlemlenebilir. Bu durumu yaşayan bireyler kendilerini hayatlarındaki olumlu gelişmeleri değerlendirmeden uzak, potansiyellerini ortaya koyamadıkları, amaçlarından uzaklaştıkları bir durumun içerisinde bulurlar.

Languishing Belirtileri Nelerdir?

Languishing, depresyon veya anksiyete gibi bir ruh sağlığı sorunu değildir. Ancak bu sorunlarla ilişkili olabilir. Kişiden kişiye farklılık gösterebilen Languishing’in belirtileri arasında şunlar yer alır:

  • Enerji kaybı
  • Motivasyon kaybı
  • İlgi kaybı
  • Duygusal zorluklar
  • İş performansında düşüş
  • Sosyal izolasyon
  • Gelecekten umutsuzluk
  • Zaman algısının bozulması

Languishing Neden Olur?

Languishing, çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan ve pek çok kişinin yaşayabileceği psikolojik bir durumdur. Araştırmalara göre çevresel faktörlerin ve sosyal durumların daha fazla etkili olduğu gözlemlenir. Aile içinde ya da ikili ilişkilerde yaşanan sorunlar, duygusal yorgunluğun ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Bireylerin iletişim eksikliğinden kaynaklı birbirini anlayamaması ve anlaşamaması, kişinin kendisini yalnız hissetmesine yol açar. Ayrıca çabaların sonuçsuz ve karşılıksız kalması ruhsal olarak yorucu olabilir.

İş hayatındaki yoğun çalışma temposu ve fazla sorumluluk, duygusal yorgunluğun birincil nedenleri arasında yer alır. Görevlerin artması, yönetici ve iş arkadaşlarıyla dengeli iletişim kurma çabaları zamanla zihinsel olarak bitkin hissettirebilir. İş dışında özel hayatta yerine getirilmesi gereken sorumluluklar da stresle birleşerek tükenmişlik hissiyatı oluşturabilir. Bunlara bağlı olarak kendini, ailesini ve arkadaşlarını ihmal eden birey duygusal anlamda tükenmeye başlar. Öz saygıyı ve özgüveni de etkileyen bu durum, psikolojik sağlığı zayıflatır.

Languishing, psikoloji bağlamında bazen travmatik olayların etkisine bağlı olarak da ortaya çıkabilir. İnişli çıkışlı duygular sonrası harcanan çaba, bireyi ruhsal olarak yorabilir. Ayrıca mükemmeliyetçilik de ölçülü olmayan hedeflerin koyulmasıyla kişiye sürekli baskı ve tatminsizlik hissettirir. Hangi alanda hedef koyulduysa o alana tamamen yönelen ve odaklanan birey kendini oldukça kısıtlar. Bunun sonucunda sosyal izolasyon ve yalnızlık hisleri ortaya çıkar. Hedeflerine ulaşmakta ısrarcı ve istikrarlı olan mükemmeliyetçi insanlar, zamanla ruhsal ve duygusal anlamda yorulurlar.

Languishing Nasıl Anlaşılır?

Languishing, bireyin normalden daha fazla bitkin ve donuk olmasıyla anlaşılabilir. Sevilen hobilere ve insanlara karşı dahi ilginin azalması, duygusal yorgunluğun önemli bir belirtisidir. Günlük rutinleri monoton bulmak ve yaşama karşı hevessiz olma durumu da bu duygusal sendromun göstergelerinden olabilir.

Depresyon ile Languishing Arasındaki Fark Nedir?
Depresyon ile Languishing arasında bazı belirgin farklar bulunur. Kişinin bedenen dinlenmesine rağmen çoğunlukla yorgun hissetmesi, duygusal yorgunluk işaretlerinden biridir. Depresyon genellikle bireyin kendini üzgün hissetmesi ve umutsuzluk duymasıyla açıklanabilir. Ancak Languishing sendromu yaşayan biri, kendini üzgün hissetmekten ziyade hayattan bıkmış ve bunalmış hisseder. Hüzünden çok ruhsal olarak çöküntü, genel boşluk hissi ve duygu eksikliği yaşanır.

Kişinin kendini iyi hissetmediği Languishing, stres ve kaygı gibi durumlarla da kendini göstermez. Çoğunlukla durgunluk ve hayata karşı hevessizlik, duygusal yorgunluğun ayırt edici belirtilerindendir. Örneğin depresyon, bireyin yeme ve uyuma gibi gereksinimlerini olumsuz yönde etkileyen bir psikolojik durumdur. Ancak sözü edilen sendromda kişinin temel ihtiyaçlarını etkileyen büyük olumsuz ve kalıcı davranışlar görülmez. Duygusal yorgunluk yaşayan biri, hayatındaki diğer sorumluluklarını yerine getirebilir; ancak bunu yaparken bir anlam ya da tatmin duygusu hissetmez. Bu nedenle her iki duygu durumu arasında ayırt edilebilecek büyük farklılıklar vardır.

Languishing Etkileri Nelerdir?

Languishing belirtileri; sosyal, özel, iş ve okul hayatına etki eder ve bireyin genel yaşam memnuniyetini düşürür. Varoluşsal krize benzer olarak görülen bu durum, bireyin anlam arayışı ve yaşamda hedeflere ulaşma konusunda zorluğa neden olur. Duygusal ve zihinsel olarak yorgun hissettiren Languishing hastalığı, bireyin gergin hissetmesine ve olumsuz bakış açısı yaratmasına sebep verir. Ayrıca yoğun düzeyde yaşandığında çok fazla görevin üstlenilmesi ve tedirginlik duyulması, fiziksel rahatsızlıkları tetikleyebilir. Kas tutulmaları ve baş ağrıları Languishing’in meydana getirebileceği fiziksel etkiler arasında yer alır.

Günlük hayata da olumsuz etkisi olan duygusal yorgunluk, dikkat eksikliği ve performans düşüklüğü gibi belirtiler ortaya çıkarabilir. Sürekli bu ruh durumunda olmak, kişinin kendini ihmal etmesine ve zamanla değer vermemesine de neden olabilir. Öz saygı ve özgüvenin azaltılmasına sebebiyet verdiği için genel yaşam kalitesi düşer. Bununla birlikte sosyal çevreye dahil olmak istememe ve etkinliklere katılmama, zamanla bireyin etrafındakilerden soyutlanmasına sebep olur. Dolayısıyla Languishing’in bireysel, sosyal, psikolojik, özel ve iş hayatındaki olumsuz etkileri yadsınamaz.

Languishing ile Nasıl Başa Çıkılır?

Languishing ile başa çıkmak için aşağıdaki stratejileri kullanabilirsiniz:

  • Kendi Kendine Bilinçli Olma: Öncelikle bu durumu anlamak ve kabul etmek önemlidir. Kendi kendinize, duygusal durumunuzun neden bu şekilde olduğunu düşünerek ve hissettiklerinizi tanımlayarak başlayabilirsiniz.
  • Günlük Rutin Oluşturma: Günlük bir rutin oluşturmak, daha fazla yapılandırma ve güvence sağlayabilir. Belirli bir saatte uyanmak, düzenli egzersiz yapmak ve yemek saatlerini takip etmek gibi alışkanlıklar, enerjinizi ve motivasyonunuzu artırabilir.
  • Sosyal İlişkileri Sürdürmek: Sosyal izolasyondan kaçınmak için çaba gösterin. Aile üyeleri, arkadaşlar veya destek grupları ile iletişim kurarak duygusal destek alabilirsiniz. Sosyal bağlantılar, duygusal iyilik halinizi artırabilir.
  • Hobiler ve İlgi Alanları: İlgi duyduğunuz hobiler veya ilgi alanlarına zaman ayırmak, motivasyonunuzu artırabilir ve keyif almanıza yardımcı olabilir.
  • Stres Yönetimi: Stresi yönetme tekniklerini öğrenmek ve uygulamak, duygusal zorlukları hafifletebilir. Meditasyon, derin nefes alma egzersizleri ve yoga gibi rahatlama teknikleri bu konuda yardımcı olabilir.
  • Belirsizlikle Başa Çıkma: Belirsizlik zaman zaman Languishing’i artırabilir. Bu nedenle, belirsizlikle başa çıkmak için stratejiler geliştirmek önemlidir. Planlar yapmak, hedefler belirlemek ve küçük adımlarla ilerlemek, daha fazla güvence hissi yaratabilir.
  • Kendi Kendine İyi Bakım: Kendi kendine iyi bakım önemlidir. Yeterince uyku almak, dengeli beslenmek, su içmek ve fiziksel sağlığınıza özen göstermek, duygusal iyilik halinizi olumlu yönde etkileyebilir.
  • Olumlu Düşünce ve Hedefler Belirleme: Pozitif düşünce ve hedef belirleme, motivasyonunuzu artırabilir. Kendinize küçük ama ulaşılabilir hedefler koymak, ileriye dönük umutlarınızı canlı tutabilir.

Unutmayın ki başkalarından yardım istemek güçlü bir adımdır. Aileniz, arkadaşlarınız veya bir uzman, Languishing ile başa çıkmanıza yardımcı olabilir.

Kaynakça:

Elif Taş

Kayna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

g

An legimus similique intellegam mel, eum nibh tollit assentior ad. Mei ei platonem inciderint.

e